BEBEĞİN DOĞUM KANALINA İNMESİ

BEBEĞİN DOĞUM KANALINA İNMESİ
BEBEĞİN DOĞUM KANALINA GİRMESİ VE AŞAĞIYA İNMESİ
Alttki videoda normal baş önde duran bir bebeğin doğum kanalına girişi ve doğum kanalından aşağıya doğru inişi izlenmektedir. Bebeğin iniş aşamaları başın en önde olan uç kısmının geldiği hizaya göre -3, -2, -1, 0, +1, +2, +3 şeklinde isimlendirilir. Bu numaralar ile başın seviyesi tanımlanır. Doğum sırasında ara sıra yapılan elle muayene ile bu seviye belirlenir. Baş +2 seviyesine geldiğinde doğuma çok az bir süre kalmıştır. +3 seviyesinde ise artık doktor veya ebe bebeğin başına gerekli manevraları yaptırarak ve gerekirse epizyotomi kesisi yaparak doğumu gerçekleştirir.

Ancak nadiren görülen bazı anne adaylarında özellikle omurga ve kalça kemiklerinde

HAMİLELİKTE VE DOĞUMDAN SONRA KEMİK ERİMESİ
GEBELİKTE VE DOĞUM SONRASINDA OSTEOPOROZ

Gebeliğin özellikle son aylarında çok az miktarda kemik kaybı normaldir ve bu kayıp doğumdan sonra hızla kendiliğinden düzelir. Gebelikte bebeğin kemik dokusu için gerekli kalsiyumdan dolayı ve göğüslerin süt vermeye hazırlanmasından dolayı anne az miktarda kalsiyum kaybeder, bu annede problem yaratmaz ve doğumdan sonra kendiliğinden düzelir. Emzirmeye bağlı annede oluşan kemiklerden kalsiyum kaybı emzirme kesilince hızla düzelir, annelerin ileriki yaşamları için bir risk teşkil etmez.
Ancak nadiren görülen bazı anne adaylarında özellikle omurga ve kalça kemiklerinde fazla miktarda kemik kaybı, hatta buna bağlı ağrılar, nadiren omurga kemiklerinde kırıklar görülebilmektedir. Buna gebeliğe bağlı osteoporoz (kemik erimesi) denir. Gebeliğe bağlı kemik erimesi görülen bazı hastalarda sebep gebeliğe zayıf kemiklerle, kalsiyum eksikliğiyle ve yetersiz beslenmeyle başlanılması olarak düşünülmüştür ancak bu kesin ve yeterli bir görüş değildir. Birçok hastada hiçbir neden bulunamamaktadır ve gebelik öncesinde son derece sağlıklı kemiklere sahip oldukları görülmektedir. Kırıklar genellikle doğumdan bir kaç ay sonra ve genellikle ilk doğumlardan sonra görülmektedir. Gebelikte bel ve sırt ağrısı normalde de zaten sık görülen bir şikayettir ve normalde eklemlerdeki bağların (ligamentlerin) gebelik hormonlarının etkisine bağlı gevşemesinden dolayı ve karındaki ağırlıktan dolayı olmaktadır. Gebelikte bel ve sırt ağrısı hakkında ayrıntılı bilgiye, tedavisine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Gebeliğe bağlı osteoporoz nedeniyle kırık oluştuğunda genellikle çok ani ve şiddetli bir ağrı meydana gelir. Omurga kemiklerinde oluşan kırıklar ağrı, boyda kısalma, vücut duruşunda değişiklik gibi belirtilere neden olur. Kırık olmasa da gebeliğe bağlı kemik erimesi ağrıya neden olabilir, kalça ve eklem bölgelerinde, dizlerde, belde ağrılar olabilir. Bu ağrılar gebeliğin son aylarında veya doğumdan sonra başlayabilir ve genellikle doğumdan 3-6 ay sonra hızla düzelir.

İnfertiliteye yol açan nedenlere yönelik geçmişle

KISIRLIK (İNFERTİLİTE)
Kısırlık (infertilite) nedir?
İnfertilite yani kısırlık 1 yıl boyunca korunmadan, yeterli sayıda düzenli cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen gebelik oluşmamasıdır.
Evli çiftlerin %10-15’inde infertilite görülür. İnfertiliteyi primer ve sekonder infertilite diye ikiye ayırabiliriz. Hiç çocuk sahibi olmayanlara primer infertil, daha önce hanile kalabilmiş  fakat şu an hamile kalamayanlara sekonder infertil denir.

Fekundabilite: Bir adet dönemi yani menstruel siklus içerisinde gebelik elde edebilme ihtimalidir ve bu da normal çiftlerde %20-25’tir
Fekundite: Bir adet dönemi içerisinde canlı doğum elde etme ihtimalidir.

Bütün çiftler ele alındığında hepsinin de ilk adet döneminde gebe kalması imkansızdır, gebelik oluşabilmesi için belli bir süre geçmesi gerekir. Gebelik istemi olan çiftlerin 3 ay sonunda ancak %57’sinde gebelik oluşur. 6 ay sonunda %72’sinde gebelik oluşur. 1 yıl sonunda %85’inde gebelik oluşur. 2 yıl sonunda %93’ünde gebelik oluşur.

İnfertil çiftlerin yaklaşık % 30-40’ında erkek, % 40-50’sinde kadında problem saptanır. Bazı çiftlerin her ikisinde birden sorun bulunur. % 10-15 çiftte ise ne kadında ne de erkekte neden bulunamaz. Hiçbir neden bulunamayan duruma açıklanamayan infertilite denir. Bu yüzden infertil çiftler mutlaka birlikte araştırılmalıdır, sadece kadının ya da sadece erkeğin araştırılması yeterli değildir. Çiftlerden birisinde bir sorun bulunsa bile aynı anda diğerinde de sorun olabilir.

Yaş ilerledikçe hamilelik oluşma şansı azalır. Yaşın ilerlemesi tüp bebek başarısını da azaltmaktadır. Ayrıca ileri yaşta hamile kalanlarda düşük yapma şansı daha yüksektir.

Kadında infertilite nedenleri:
– Ovulasyon (yumurtlama) bozuklukları % 40
– Tüplere ve karındaki yapışıklıklara bağlı nedenler % 40
– Endometriozis % 5-15,
– Nedeni izah edilemeyen (açıklanamayan) infertilite % 5-15
– Diğer nedenler % 5 (Örn: Endometrial osssifikasyon)

Erkekte infertilite nedenleri:
– Nedeni açıklanamayan grup % 30
– Varikosel % 15
– Endokrin hipogonadism % 9
– Subklinik enfeksiyonlar % 8
– İnmemiş testis %8
– Ereksiyon (sertleşme) sorunu ve hipospadias % 6
– İmmünolojik nedenler % 5
– Sistemik hastalıklar % 3
– Obstrüktif (tıkanıklık) patolojiler % 2
– Diğer nedenler % 13

İnfertiliteye yol açan nedenlere yönelik geçmişle ilgili sorgulama sonrasında, sadece üreme organlarının değil tüm vücudun değerlendirilmesine yönelik muayene ve ultrasonografi (USG) yapılır. Hormonal testlerden başka histerosalpingografı (HSG), laparoskopi ve histeroskopi gibi diğer inceleme yöntemleri kullanılabilir.
Erkek değerlendirilmesi için öykü ve muayene bulgularından başka sperm testi (semen analizi) çok önemlidir. Sperm analizi 3 günlük cinsel perhiz sonrası yapılır. Sperm analizi anormal çıkarsa 1 ay sonra tekrarlanmalıdır.

Çiftler ne kadar sürede gebelik oluşmazsa doktora başvurmalıdır?
35 yaşın altındaki çiftler 12 ay boyunca korunmasız düzenli ilişkiyi denemelerine rağmen hala gebelik oluşmamışsa doktora başvurmalılar. 35 yaşın üzerindeki çiftlerde bu süre 6 aydır.